Hama Kalesi
Asi’nin batı yakasındaki höyük Hama’nın ilk yerleşim yeri. Kaleden geriye yamacı çeviren taş kaplama ile kazı çukurları kaldı; tepesi bugün ağaçlı bir park.

- Ziyaret saatleri
- Gündüz saatleri — tepe halka açık park olarak kullanılıyor
- Giriş
- Ücretsiz
- Süre
- 45 dakika
- En iyi zaman
- Gün batımına doğru; tepeden nehir hattı ve çarklar aynı anda görünüyor
- Dönem
- Selevkos — Zengî — Eyyûbî — Memlûk; 1401'de yıkıldı
- Adres
- Asi'nin batı yakası, şehir merkezi, Hama
Şehrin ortasında, Asi’nin batı yakasında yükselen höyük. Adı kale ama ayakta duran bir kale yok: tepe bugün ağaçlandırılmış ve halka açık bir park olarak kullanılıyor. Höyük Hama’nın ilk yerleşim yeri; kazılar burada 13 arkeolojik katman saydı, en eskisi milattan önce beşinci binyıla, en yenisi Memlûk dönemine iniyor. Milattan önceki birinci binyılda tepe, Aramî Hamat Krallığı’nın merkeziydi ve şehre adını veren de o krallık.
Nasıl gidilir
Şehir merkezinden yürüyerek. Azm Sarayı ve büyük su dolapları höyüğün 400 metre kadar doğusunda, nehir kıyısında kalıyor; kıyı yürüyüşünü bitirip batıya dönünce höyüğün eteğindesin. Yamacı taş bir istinat duvarı ve döşeli bir meydan çeviriyor, çıkış oradan.
Kale nereye gitti
Tepedeki ilk hisarı Selevkoslar kurdu; şehir o dönemde Epiphaneia adını taşıyordu. Roma’dan sonra Ebû Ubeyde bin Cerrah’ın fethiyle el değiştirdi, ardından sırayla Karmatîlerin, Halep’ten Mirdasîlerin ve Zengîlerin eline geçti. 1157 depremi kaleyi yıktı; Nureddin Zengi onu onardı ve şehrin surlarını güçlendirdi. Eyyûbî döneminde kale Selahaddin’in dayısı Şehabeddin Mahmud’un elindeydi. Moğollar 1258’de yıktı, Baybars yeniden yaptırdı. 1401’de Timur Suriye’ye yürüyünce şehrin ileri gelenleri anahtarları götürüp aman istedi; aman verildi, ama kalenin yıkılması emredildi. Osmanlı döneminde askerî değeri kalmadı ve yapıdan geriye bir şey kalmadı.
Ne kadar sürer
Kırk beş dakika. Yamacı çıkmak, tepedeki düzlüğü dolaşmak ve manzarada durmak bu süreye giriyor. Gezilecek bir iç mekân yok; buranın verdiği şey kesit ve manzara.
Ne görülür
Önce höyüğün kendisi: kaleden geriye yamacı çeviren taş kaplama kaldı ve parçaları hâlâ açıkta. Tepede 1931-1938 arasında Danimarka heyetinin Harald Ingholt yönetiminde açtığı kazı çukurları duruyor — kesilmiş toprak yüzler, temel izleri, tek tük duvar parçaları. Çukurların arası ve çevresi çam ve servi dikilerek yeşillendirildi, yani gördüğün şey kazı alanıyla park arasında bir yer. Kazıda iki yanında bazalt aslan bulunan bir merdiven ve bir sunak çıktı; aslan parçalarının bir bölümü bugün Kopenhag’daki Danimarka Ulusal Müzesi’nde.
Neyi kaçırma
Tepeden kuzeye bakışı. Nehir hattı, su dolapları ve karşı yakadaki Ebü’l-Fida Camii aynı çerçeveye giriyor; Hama’nın planını tek bakışta anlatan yer burası.
İpuçları
- Ayakta duran bir kale bekleme: geriye höyüğü çeviren taş kaplama ve tepedeki kazı çukurları kaldı
- Tepeye çıkınca kuzeye dön — nehir, su dolapları ve Ebü'l-Fida Camii tek çerçevede
- Azm Sarayı ve büyük çarklar 400 metre doğuda; üçünü tek yürüyüşte birleştir
- Kazının bazalt aslanları burada değil, parçaları Kopenhag'daki Danimarka Ulusal Müzesi'nde

Şeffaflık
- Seçim kriteri
- Kayıt elle yazıldı; ziyaret saati, giriş ücreti ve koordinat alan olarak tutuluyor. Kesin bilinmeyen alan "değişken" olarak işaretlenir, tahmin yazılmaz.
- Bilgiler şu tarihte doğrulandı
- Eylül 2026
- Son güncelleme
- 15 Eylül 2026