İçeriğe geç
comesyria.
Tartus dağları · 12. yüzyıl İsmailî kalesi

Kalaat el-Havabi

Tartus’un kuzeydoğusunda, zeytinliklerin arasındaki kaya tepesine kurulu İsmailî kalesi. Surların içi bugün hâlâ oturulan bir köy; müze değil, adres.

Kalaat el-Havabi: kaya tepesine yayılmış köy evleri ve altındaki zeytinlik terasları
CNRS / MédiHAL, Wikimedia Commons, Licence Ouverte
Ziyaret saatleri
Yerleşik köy; gündüz saatlerinde serbestçe giriliyor
Giriş
Ücretsiz
Süre
60 dakika
En iyi zaman
Sabah; öğleden sonra tırmanış sıcak ve gölge az
Dönem
Bizans — İsmailî — Memlûk
Adres
Şeyh Bedir yönü, Tartus'un kuzeydoğusu

Tartus’un kuzeydoğusunda, sahil dağlarının içinde bir kale. Ama gezilecek bir harabe değil: surların içi hâlâ oturulan bir köy. Evler kalenin taşını kullanıyor, sokaklar eski dehlizlerin üstünden geçiyor ve kapıdan giren kimse bilet gişesiyle değil komşulukla karşılaşıyor.

Nasıl gidilir

Tartus’tan dağ yoluyla 30 kilometre; Şeyh Bedir yönüne sapılıyor ve son bölüm dar, virajlı bir tırmanış. Kale her yandan vadilerle çevrili ve tek girişi doğu yamacındaki taş merdiven; araç yukarıya kadar çıkmıyor, son kısım yürüyerek.

Ne görülür

Kalenin oturduğu kaya kütlesi yaklaşık 350 metre uzunluğunda ve 200 metre eninde. İki mahalleye ayrılıyor. Yukarıdaki Sinan mahallesinde eski yapının çoğu modern evlerin altında kaldı; yine de tonozlar, at ahırları ve kayaya oyulmuş su kuyuları duruyor. Ortasındaki cami Osmanlı döneminde yenilendi; kapı lentosunun üstüne siyah bazalt bir taş yerleştirilmiş ve üstündeki yazı onarımın tarihini veriyor. Aşağıdaki Sâkî mahallesinden ise ayakta bir şey kalmadı, yalnızca ev temellerinin taşları. Çevre baştan aşağı zeytinlik.

Bugüne nasıl geldi

Kalenin adı Arapça küpten geliyor; kök, Aramîcede depo anlamına gelen bir kelimeye çıkıyor. Onuncu yüzyılda Humus askerî bölgesinin bir hisarı olarak anılıyor, on birinci yüzyılda Bizanslılar onardı. Masyaf’ı aldıktan kısa süre sonra Nizarî İsmailîler buraya da yerleşti ve Havabi onların dinî merkezlerinden biri oldu. Raşid ed-Din Sinan 1160 dolayında kaleyi baştan tahkim etti; girişe bir kule ekledi ve surların bir bölümünü yeniledi. 1214’te Antakya prensi oğlunun Tartus Katedrali’nde öldürülmesinin ardından Tapınakçılarla birlikte kaleyi kuşattı ama alamadan çekildi. Kaleyi 1273’te Memlûk sultanı Baybars aldı ve askerî yapısını söktürdü; o tarihten sonra kalıntı tarım ve konut için kullanılmaya başlandı. Bugünkü köylülerin bir bölümü, Memlûklerin buraya yerleştirdiği aşiretlerin torunları.

Ne kadar sürer

Bir saat. Tepeye çıkmak, iki mahalleyi dolaşmak ve vadiye bakmak yetiyor. Kalabalık olmuyor; burası turist güzergâhında değil.

Neyi kaçırma

Sokak aralarındaki yer altı tonozları. Kalenin depoları ve sarnıçları köyün altında duruyor ve bazıları hâlâ kullanılıyor; kapıları evlerin arasında, dışarıdan bakınca fark edilmiyor. Ev sahibi izin verirse birine bak — kalenin ayakta kalan en sağlam parçası yukarısı değil, aşağısı.

İpuçları

  • Burada insanlar oturuyor: avlulara girme, pencerelerden fotoğraf çekme
  • Son bölüm merdivenle çıkılıyor, araç yukarı gitmiyor — sağlam ayakkabı giy
  • Kaleye içeriden bakmak için sokak aralarına dal; ana yol seni kenarından geçirip çıkarıyor
  • Aynı güne Kalaat el-Kahf'ı ekle; iki kale de aynı İsmailî ağının parçasıydı
Kalaat el-Havabi — Haritada
© OpenStreetMap katkıda bulunanlarGezilebilir haritada aç

Şeffaflık

Seçim kriteri
Kayıt elle yazıldı; ziyaret saati, giriş ücreti ve koordinat alan olarak tutuluyor. Kesin bilinmeyen alan "değişken" olarak işaretlenir, tahmin yazılmaz.
Bilgiler şu tarihte doğrulandı
Eylül 2026
Son güncelleme
15 Eylül 2026